Günün Tarihi:15 Kasım 2018

 

 

Yeni tehlike asmolen


Depremin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen hasarlı bina sorununun çözülmediğine dikkat çeken İMO Başkanı Hüsnü Gürpınar, “Yeni yapılan binalarda da asmolen döşeme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Depreme dayanıklı bir sistem değil ve özellikle Serdivan böl

Deprem riski

17Ağustos depreminin 18. Yıl dönümü ile ilgili bir basın açıklaması yapan İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hüsnü Gürpınar, “ Ülkemiz topraklarının yüzde 93’ü aktif deprem kuşağı üzerinde bulunmakta ve nüfusumuzun da yüzde 66’sı birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde,  deprem riski altında yaşamaktadır. 17 Ağustos 1999 tarihinde bölgemizde ve ilimizde yaşadığımız gibi, uzunca bir süredir Çanakkale, Manisa, Adıyaman, İzmir ile Muğla ilimiz ve ilçeleri bu depremleri yaşamış olup deprem riski altında bulunan illerimiz bundan sonra da yaşama devam edecektir” dedi.

 

Öneriler sunuldu

Gürpınar, “17 Ağustos 1999 felaketinden sonra da; yer seçiminden imar sistemine, bu sistemin yürütücülerine, mühendisinden mimarına, işçisinden, kalfasına, malzeme üreticilerine ve bilinçsiz tadilat yapan mal sahiplerine kadar; ülkemizin deprem gerçeği enine boyuna tartışıldı. Bilim adamları, üniversiteler, meslek odaları, duyarlı siyasetçiler ve basınımız, deprem gerçeğine uygun politikaların geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi için kendi çapında sorumluları uyardı. Konuyla ilgili raporlar hazırlandı ve öneriler sunuldu” dedi.

 

Yasal düzenlemeler

Ülkemizde deprem konusunda bilinmeyen bir şeyin olmadığını ifade eden Gürpınar, “Bilimsel çalışmalar sonrası ortaya çıkan çözüm önerilerinin uygulanmasını İnşaat Mühendisleri Odası olarak ilgililerden talep ediyor ve bekliyoruz. İnşaat Mühendisleri Odası 1999 yılı Gölcük-Sakarya ve Düzce Depremlerinden sonra konu ile ilgili yapılan her girişim içinde yer aldı ve görüşlerini bildirdi. İnşaat Mühendisleri Odasına göre temel sorun, yapı üretim sürecinin ve mesleki uygulamaların meteliksizliği ve denetimsizliğinden kaynaklanıyordu. Maalesef bu konuda ortaya çıkan bu temel noksanlıkların giderilmesi için yeterli yasal düzenlemeler bu güne kadar yapılmamıştır” şeklinde konuştu.

 

Kentsel dönüşüm

Ülkemizi ve kentlerimizi depreme karşı hazırlamanın iki temel yolu bulunduğunu ifade eden Gürpınar, “Birincisi mevcut yapı stokumuzun iyileştirilmesi,  güçlendirilmesi, ikincisi ise yapı üretim sürecinin denetlenmesidir. İlki mevcut olumsuzluğu azaltmayı amaçlamakta, ikincisi ise geleceği kazanmakla ilgilidir. Ülkemizde ve ilimizde sağlıklı bir yapı envanteri yoktur. Yapı stokumuzun yüzde 60’nın 20 yaş ve üzeri yapılardan oluştuğu bunların büyük bölümünün ise ruhsatsız olduğu ve mühendislik hizmeti almadan üretildiği bilinmektedir. Bu gerçeklik kentsel dönüşüm gibi kavramları, bunlarla ilgili yasal düzenleme ve uygulamaları gündeme taşımıştır” dedi.

 

Düzenleme yapılmalı

Kentsel dönüşüm uygulamalarında, birinci önceliğin deprem riski altında bulunan binaların güvenli hale getirilmesi olması gerektiğini ifade eden Gürpınar, “Bu konu ile ilgili gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Bu güne kadar her yıl dönümünde aynı benzer çağrıları yaptığımızın farkındayız. Bu durumun bizim eksikliğimiz olmadığını, yapılması gerekenlerin bu güne kadar yapılmadığının bir göstergesi olduğunu belirtmek istiyorum. Eğer yapılması gerekenler yapılmaz ise; geçmiş depremden uzaklaştıkça yenisine yakınlaştığımız deprem felaketinde, oluşacak can ve mal kayıplarının şimdiye kadar yaşananları aratacağı bilinmelidir” dedi.

 

Tehlike arz ediyor

İlimizde 2007 Deprem Yönetmeliğinin istediği şartları sağlamayan çok katlı binaların olduğunu belirten Gürpınar, “ Olası bir depremde can güvenliğimiz için tehlike arz etmektedir. Yöneticilerimiz ve siyasi irade potansiyel tehlike olan binalarımızı depreme hazırlamak adına; Gelecekte yaşanacak depremde sorumluluktan kurtulacaklarına inandıkları için bu güne kadar görevlerini ihmal etmiş ve etmektedir” ifadelerini kullandı.

 

Güvenli yapılar

Felaketin önlenmesinin tedbirlerle mümkün olacağını ifade eden Gürpınar,“ Tedbirlerde sorumlularınca alınır. 17.Ağustos 1999 depreminin yıldönümünde sorumluları tedbir almak ve alınan tedbirleri bir an önce uygulamak adına İnşaat Mühendisleri Odası olarak tekrar göreve çağırıyoruz. İnsanları deprem öldürmez, binalar öldürür, gerçeğinden hareketle; ilimizdeki mevcut yapı stokunun depreme Dayanıklı hale getirilmesini istiyoruz. Zira depremlerde insanların uğrayacağı maddi ve manevi zararları azaltmanın tek yolu güvenli yapılar yapmaktır” dedi.

 

Deprem haftası

17.Ağustos.1999 Deprem felaketini unutmamak ve unutturmamak gerektiğini de belirten Gürpınar, “17 Ağustos tarihini içine alan haftanın "Deprem Haftası" ilan edilmesini, ilköğretim çağında okullarda Deprem gerçeğinin gelecek nesillerimize anlatılmasını; Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Deprem bölgelerinde bulunan tüm belediyelerimizde "Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlükleri" oluşturulmasını ve inşaat müteahhitliği sektörünün yasal bir platformda oturtulmasını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Hasarlı okullar

17 Ağustos depremini az hasarlı ve hasarsız atlatmış yapı stokunun olduğunu belirten Gürpınar, “ Bu yapı stoku 7-8 bin bina, daire olarak da 25 bin civarında bir rakam. Bu yapı stokunun öncelikle depreme hazırlıklı olmak adına gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. Kamu ve okul binalarında güvenli olmayan yapılarımız var. Bunların bir 130 tanesinin bakanlık tarafından güvenlik incelemesi yapılıyordu ancak geriye dönüşü olmadı. Bu kamu binalarının ve okul binalarının güvenli duruma getirilmesi gerekmektedir” dedi.

 

Asmolen döşeme

Depremden sonra yapılan yapıları deprem öncesi yapılanlara göre daha sağlam kabul ettiklerini açıklayan Gürpınar, “ Ancak maalesef asmolen döşemeli yapılar yapılıyor. Bunlar deprem bölgelerinde iyi sınav vermedi ve yeni çıkacak olan yönetmelikte de yasaklanacak. Yeni bir yönetmelik hazırlandı kısa süre içinde yayınlanacak. Asmolen döşemeli yapılar sebebi ile bölgemizdeki binalarda sıkıntı yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Bunun dışındaki yeni yapılarda problem olacağını düşünmüyorum” şeklinde konuştu.

 

Şartlara uyulmadı

Asmolen yapıya 2007 deprem yönetmeliğinin belirli şartlarda izin verdiğini ifade eden Gürpınar, “Ancak o şartlara uyulmadan bu uygulama yapılıyor. Depremin yatay kuvveti kolonlara aktarılamadığı için bina çöküyor. Deprem yönetmeliğinde perde beton uygulaması yapılaması gerektiği yazıyor ancak bu yapılmıyor. 2013’e kadar proje denetimini biz yapıyorduk ve asmolene izin vermiyorduk. Ancak denetim işi bizden alınınca asmolen işi de patladı. Özellikle Serdivan bölgesinde çok kullanılıyor. Buna müdahale edilmesi gerekiyor. Bütün belediyelere bununla ilgili yazı yazdık ancak bir iki belediye dışında geri dönüş bile olmadı” dedi

 

Erdem’e destek

Belediyelerin imar planı yetkilerine düzenleme getirilmesi gerektiğini de ifade eden Gürpınar, “İmar planları belediyeler ve meclis tarafından yapıldığı sürece çeşitli durumlar duyuyoruz. Erenler Elmas Otel’in bulunduğu çizgide bir yapı yasağı gelmişti. Ancak benim gördüğüm kadarı ile yapılaşma devam ediyor. İmar planı yapma yetkisi belirli bir bilimsel çalışma sonucunda yapılmalıdır. Bu işin doğrusu ve planlaması bu şekilde olmalıdır. Grup kararı diye bir şey olduğu için karara karşı çıkan arkadaşlarımız bile kamu önünde fikirlerini söyleyemiyorlar. Erdal Erdem’in muhtarların mecliste yer alma fikrine katılıyorum, bence meslek odaları da meclislere katılmalılar. Siyasi gruba bağlı olmayacağı için doğru bildiğini orada ifade edecektir ”dedi.

15 Ağustos 2017 , Salı Bu haber toplam 4305 defa okundu.

Habere yazılan yorumlar

Tarih : 15 Ağustos 2017 , Salı

arif yon tarif

ALIN SİZE HABER - HABER YAPABİLİRSİNİZ: Güncel Adrese Dayalı Sisteme geçilmiyor. Tavuklar Diye bir köy yok. Bekirpaşa Belediyesi bile kapandı.. Ama SASKİ , SEPAŞ, Telefon , ve diğer fatura , evrak zarflarda Tavuklar köyü yazıyor. Kurumlar arasında iletişimin olmadığı bir ülkeden ne beklersiniz ki. Devlet Hem Mahalle, köy, sokak , meydan isimlerini değiştiriyor. Hem de Bu değişime hiç bir devlet kurumu uymuyor. Örnek Camili diye bir mahalle yok Adı 15 Temmuz Camili Mahallesi oldu. . Ama Tüm Kurumlar bir birleri ile iletişimsiz olunca Adresler bile güncellemiyor. Yazık. Biri bilgisayarın başına geçecek adresleri yeni düzenleme ve güncelleme ile kişi , kurum ve kuruluşlara gönderecek. İddia ediyorum Bu Adres yetersizliği tüm Türkiye'de de biz deki gibi sorunludur.

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın