Tüketici Konfederasyonu: Sunulmayan hizmet için ücret talep edilemez

Tüketici Konfederasyonu Başkan Vekili Güllü, abonelik sözleşmesinin sonlandırılması halinde sağlayıcının sunmadığı hizmet için ücret talep edemeyeceğini, bu nedenle kalan aylar için ek ücret istenemeyeceğini belirtti.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı Tüm Haberleri

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan müfredat için oluşturulan komisyonlarda görev yapan alan uzmanları ve akademisyenler, müfredata ilk kez kapsamlı şekilde yansıtılan "farklılaştırılmış eğitim" yaklaşımı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yaklaşık 100 yıllık geçmişe dayanan geleneksel eğitim yaklaşımının özellikle gelişmiş toplumlarda yerini güncel yaklaşımlara bıraktığını, kapsayıcı eğitim yaklaşımının ise oldukça geniş bir alana yayıldığını aktaran eğitim uzmanları, bu yaklaşımın okul ve sınıf pratiği olarak da farklılaştırılmış öğretimi ile ön plana çıktığını anlattı.

Farklılaştırılmış öğretim ya da öğrenmenin, farklı yeteneklere, ilgilere ve hazırbulunuşluk düzeyine sahip öğrencilere yönelik geliştirilmiş öğretim yaklaşımı olduğunu aktaran uzmanlar, "Geleneksel yaklaşımda, öğretim süreçleri, öğrencileri benzer kabul ederek ortalamaya göre düzenlerken, bu yaklaşımda aynı yaş ve sınıf düzeyinde de olsa öğrencilerin farklı hazırbulunuşluk, ilgi, yetenek ve öğrenme stillerine sahip olduğu genel bir kabul olarak görülüyor." ifadelerini kullandı.

"Öğrencilerin güçlü yönleri ortaya çıkarılacak"

Akademisyenler ise bu yaklaşımın ilk kez müfredata kapsamlı şekilde girdiğine işaret ederek, yaklaşımın amaçlarını şöyle aktardı:

"Bu yaklaşımla öğretmenlerin farklı ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve öğrencileri tanımak için her türlü çabayı göstermesi gerektiğinden yola çıkılıyor. Nasıl ki giysi tasarımcıları, giysiyi giyene uygun hale getirmek için kumaşlar hakkında bilgi sahibi olmak zorundaysa, sınıflarda da öğretmenler, bu yaklaşımla her bir çocuğun güçlü yönlerini ve benzersizliğini ortaya çıkarabilmek için öğrencileri hakkında bilgi sahibi olacak. Sınıfların artan heterojenliği, çeşitli yeteneklere, ilgi alanlarına ve ihtiyaçlara sahip tüm öğrencilerin ilgili ve saygılı öğrenme fırsatlarına katılabilmeleri için okul personelinin müfredat ve öğretim yaklaşımlarını genişletmesini gerektiriyor.
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili İbrahim Güllü, birçok insanın gerek internetten gerekse satıcıdan temin ettiği ürün veya hizmeti aldıktan hemen sonra çeşitli sebeplerle iade etmek durumunda kaldığını belirtti.

"Bununla ilgili tüketiciler birçok sorun yaşıyor, tüketici şikayetleri içerisinde abonelikten kaynaklananların sayısı tüm şikayetler içinde çok önemli bir bölümü oluşturuyor." diyen Güllü, aboneliğini sonlandırmak isteyenlere, tüketiciye istisnasız denilecek şekilde işletmeler tarafından "cayma bedeli dayatması" uygulandığını söyledi.

Abonelik sözleşmelerinde, kanun koyucu tarafından tüketicinin uzun dönem bağlayıcı sözleşmelerle mağdur olmaması adına birtakım süre sınırlamaları getirildiğini hatırlatan Güllü, şunları kaydetti:

"Sağlayıcılar ve müşteri hizmetleri, tüketiciyi abonelik iptalinden caydırmak için fesih halinde kalan ayların ücretlerini ödemek zorunda olduklarını söylemekte ve tüketici aldatılmaktadır. 'Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 8'inci maddesinde' de belirtildiği üzere tüketici almadığı/almayacağı ayların bedelini ödemek zorunda değildir. Esasen herhangi bir ek menfaat söz konusu değilse hiçbir tüketici, kendisini taahhüt altına sokacak bir sözleşmenin tarafı olmaz dolayısıyla belirsiz süreli abonelik tesis eder. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 52'inci maddesinde abonelik sözleşmesinin tanımı, dördüncü fıkrasında ise abonelik sözleşmelerinin tüketici tarafından feshedilmesi düzenlenmiştir."

Sağlayıcı sunmadığı hizmet bedelini tüketiciden talep edemez

TÜKONFED Başkan Vekili Güllü, 6502 sayılı yasanın 52'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince "Taahhütlü Aboneliklerin" süresinin 1 yıldan uzun olduğu durumlarda cayma bedeli yansıtılamayacağına dikkati çekti.

Kanun yapıcının bu maddeyi düzenlerken kanun gerekçesi olarak tüketicilere belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmelerini diledikleri zaman feshetme hakkı verdiğini hatırlatan Güllü, "Kanunun bu maddesinde kanun koyucunun asıl amacının satıcı ve sağlayıcının, tüketiciyi uzun süre kendisine bağlamasını engellemeyi amaçladığı açıktır." dedi.

Yasaların, satıcı ve sağlayıcılardan, tüketicileri uzun süreli taahhütlerin vereceği zararlara karşı koruduğunu dile getiren Güllü, şöyle devam etti:

"Satıcı, sağlayıcı işletmeler, taahhütlü abonelik sözleşme sürelerini ve aynı sözleşme içeriğindeki birçok hususu tüketici ile müzakere yolu kapalı olarak matbu şekilde sunuyor. Tüketicinin içeriğine etki edemediği ve tüketici ile müzakere edilmeden hazırlanan matbu sözleşme hükümleri haksız şart olarak kabul edilmektedir. Firmalar 24 ay olarak belirli bir paket halinde sunulan sözleşmenin tüketici tarafından 10 veya 12 ay olarak uygulanmasını talep etmesi halinde satıştan kaçınma yoluna başvurmaktadır."

Güllü, tüketiciyi sözleşmeyi kabule zorlayan bu durumun, 6502 sayılı kanunun haksız şart başlıklı 5'inci maddesi ile satıştan kaçınma başlıklı 6'ıncı maddesinin firmalar tarafından açıkça ihlal edilmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, "Abonelik sözleşmesinin tüketici tarafından sonlandırması halinde Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliği'nin 8'inci maddesinde yer alan 'Sağlayıcı, sunmadığı hizmetin bedelini tüketiciden talep edemez' hükmü gereği sözleşme süresinin ne kadar olduğuna bakılmaksızın kalan aylar için sağlayıcı, tüketiciden bedel talep edemez." ifadelerini kullandı.

"104 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvurulabilir"

Güllü, satıcı veya sağlayıcıların tüketicilerin faturalarına cayma bedeli yansıtmaları durumunda tüketicilerin cayma bedelinin haksız ve fazla hesaplandığını düşünüyorsa bu konuda haklarını arayabileceklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uyuşmazlığın parasal değerine göre İllerde Ticaret İl Müdürlüğü ilçelerde kaymakamlık bünyesinde oluşturulan tüketici hakem heyetine" (THH) veya arabulucuda mutabakat sağlanamadığı durumda tüketici mahkemesine başvuru yaparak haklarımızı kullanmamız mümkündür. 2024 yılı için tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurularda değeri 104 bin lira altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvurulabilecektir. THH kararlarına karşı taraflar tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tüketici mahkemesinde itiraz için dava açabilirler. Bu davanın açılması ayrıca tedbir kararı verilmediği sürece THH kararının icrasını durdurmayacaktır. 104 bin lira ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise tüketici mahkemesinde dava açılabilecektir. Bu davanın açılmasından önce zorunlu dava şartı kapsamında Arabulucuya başvurulmuş olması gerekmektedir."

30 Nis 2024 - 13:52 - Ekonomi

Mahreç  Anadolu Ajansı


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.