Oto pazarı çağa yenilmiş

Geçtiğimiz hafta sonu uzun yürüdüm. Yolu oto pazarına düştü. Ziraat Aletleri Sanayi’nde kuruluyor. Kuzey istikameti, Çevre Yolu’ndan girdim; Vefa Camii’ne kadar yürüdüm.

90’lı yıllarda oto pazarları çok çok popülerdi. Araçlarını satmak isteyenler Pazar günleri kurulan pazara araçlarını erkenden götürür; uygun bir yere parka ederek aracını satışa çıkarırdı. Araç almak isteyen de gider, gezer, inceler, kıyaslar, aracı tecrübe eder, ustaya gösterir, sıkı pazarlık sonucunda bir miktar kaparosunu verip, ertesini günü satışını alırlardı. Ekonomide serbest piyasa ekonomisinin; serbest fiyat oluşumunun tam karşılıydı.

Oto pazarları birçok çalışanın da ikinci işi; ek gelir uğraşıydı. Her meslekten kişiler uygun fiyata aldığı araçların temizliğini, bakımını, tamirini yaptırarak üzerine piyasa koşullarına göre belirledikleri karlarını ekleyerek satışa çıkarırlardı. Kazandıkları parayı aylık gelirlerine eklerlerdi.

Yıllar geçtikçe oto pazarları da çağın gelişmelerine yenik düştü. İnternetin gelişmesiyle belki de ikinci el araç alış-veriş siteleri ilk faaliyete geçenlerden oldu. Çok hızlı gelişti. Oto pazarlarındaki alış-veriş internete taşındı. Alış-verişler sanal ortama kaydı.

Oto pazarları araç alış-verişi yanında dostların, arkadaşların da buluşma yerlerinden birisiydi. Alış-veriş olmasa da yetişkin erkekler Pazar günü oto pazarına tur atmaya giderdi. Mutlaka bir dost, arkadaşla karşılaşılır; çay ocaklarında çay sohbetleri edilirdi.

Oto pazarının bir ucundan girdim, diğer ucuna kadar yürüdüm. Eski tadı, tuzu kalmamış. Araçlar var ama oto pazarından özelliğinden çok uzaklaşmış. Orta bankette aklınıza gelen her türlü ikinci el aletler bulmak mümkün. Birçoğunun ne işe yaradığını bile anlamıyorum. Kazma, kürek, tırmık, motorlu testere, tırpan, çapa gibi ikinci ele tarım aletleri. Eski radyo, teyp, televizyon, telefon, şarj cihazları, ikinci el telefon; pikap, gramofon, plak…

Sebze, meyve tezgâhları da var. Patates, soğan sarımsak; domates, biber, patlıcan, kabak; üzüm, ayva, ceviz, fındık tezgâhlarda satılıyor.

Seyyar köfte tezgâhı kurulduğundan beri oto pazarının vazgeçilmeyeni, zamana yenik düşmeyeni. Köfteye ek döner, çağ kebabı da mevcut. Köfte ekmekten sonra yiyebileceğiniz halka tatlı, şamtatlı da satılıyor.

Oto pazarında ecza ürünleri de bulabilirsiniz. Pişik, egzama kremi, saç dökülmelerine karşı “ilaç!” hatta basur kremi bile satılıyor. Hem de megafonla faydaları anlatılarak. Onca reklamdan sonra insanın alası geliyor…

Deterjan, bulaşık sıvısı, çamaşır suyu da satılan temizlik ürünleri arasında…

Pazarın sonuna doğru hazır giyim ürünleri tezgâhları başlıyor. Müstamel olmak üzere her türlü rugan, spor ayakkabı; gömlek, kazak, pantolon, ceket, mont, palto, kaban bulabilirsiniz. Elbise tezgâhlarında çok sayıda insanın da olduğunu gördüm. Demek ki insanların gelir seviyesi oldukça düşmüş. Vaziyet öyle görülüyor.

Ha! Oto pazarında, otomobil alış-verişi yapılmıyor mu? Araçlar da sıralanmış ama modelleri düşük, muhtemelen galerilerin satamadıkları eski araçları pazara getirmişler. Öyle cazip, yüksek modelli araç göremedim. Alan-satana rastlamadım. Sanıyorum vakit geçirmek için araçlarını getirmişler. O eski hareketlilik kalmamış; yok diyebilirim.

Eskiden oto pazarına gittiğimde mutlaka tanıdık, eş-dosta, komşuya rastlardım. Çaya ocağının birinde oturur, sohbet ederdik. Etrafa dikkatlice bakıştırdım ama çay sohbeti edecek bir tanıdığa rastlamadım.

Yanılmıyorsam ilimizde ilk oto pazarı 1995 yılında Erenler’de, Marangozlar Sanayi Sitesi’nin önünde yan yolda açılmıştı. Kısa sürede talebin fazla olmasıyla beraber alan yetmedi, Ziraat Aletleri Sanayi Sitesi’ne taşındı. Aradan yıllar geçti, teknoloji, internet gelişti oto pazarının çağa yenik düştüğünü gördüm.

Teknoloji geliştikçe insanların, toplumların da davranışı değişiyor. Bundan yirmi, otuz yıl önce oturduğunuz yerden, bilgisayarı açıp istediğimiz her ürünü; acıktığımızda yemek siparişi verip kapımıza geleceğini hayal edebilir miydik? Kim bilir daha neler göreceğiz, yaşayacağız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyfi Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.