YÖNETİLEBİLİYOR MUYUZ?

Gerçekten merak ediyorum; tadı kaçmamış ve kafamızın karışmadığı tek bir alan kaldı mı?
Hayır, bir gündemi kapatayım derken başka bir yere attıkları taş yeni gündem yaratıyor ve düşünceleri geçici olarak oradan uzaklaştırıyor olabilir ama arkasında kesin bir yıkım bıraktığı aşikâr!
Hani derler ya "nereye elimi atsam elimde kalıyor." Bizler de işte o misal afallamış bakıyoruz vatandaş olarak. Bir kaç günlük gündem takibime göre;
-Mülteci sorunu; gerek artan suç oranı, gerekse kültürel çatışmalar ve sessiz oluşan gerginlik gelecekte daha büyük sorunları oluşturmaya gebe. İhmale gelecek bir konu değil. Irkçılığı asla onaylamıyorum ama kültürel farklılıkların dikkate alınması gerektiği de bir gerçek.
-Sağlıkçılara uygulanan şiddet ve nefret söylemleri başka bir sorun. Bununla birlikte gerçekten sağlıklı yürümediği ortaya çıkan sistem için şikayetler. Evde uzayan randevu sıraları. Sistemin yürümediğini ve aslında bugüne kadar sadece sağlıkçıların emeğiyle idare ettiğini ortaya koyuyor.
-Eğitim alanında bir standarda ulaşamamak. Yetmiyormuş gibi kız ve erkek çocuğunu ayrı oturtmak üzere ortalıkta dolaşan resmi yazılar. "Çocuk onlar çocuk!" Ayrıca "Atatürk ilkelerine göre eğitim verilmeyecek." gibi düzenlemeler. Allah'tan Yargıtay bozmuş kararı;
"Anayasamızın başlangıç kısmında ve 1739 sayılı Kanun'da belirtilen amaçlar doğrultusunda, Türk Devleti'ni ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, Türk milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı olarak yetiştirilmesi milli eğitim sistemimizin temel amacıdır. Bu amacın gerçekleştirilmesi bağlamında yaygın eğitim faaliyetinin, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun ve bir bütünlük içinde yerine getirilmesi ekseninde yaygın eğitim kurumlarında yer alacak olan Atatürk köşesinin bu amaç ile bütünlük taşıyacak nitelik ve içerikte olması gerektiği kabul edilmelidir. Bu durumda, davaya konu yönetmelik maddesiyle Atatürk köşesinin Türk milli eğitiminin amaçları doğrultusunda Atatürk ilke ve inkılaplarını yansıtacak ve anlamlı bir kompozisyon oluşturacak şekilde düzenlenmemesinin, Anayasaya ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na dayanan Türk milli eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu anlaşılmıştır."
Hayır bir ülkenin önemli tarihi olan ve birlik duygusu yaratan olgularıyla neden uğraşılıyor ki? Bize, yani asıl muhattap olan millete sordunuz mu bu kararları alırken?
-Giderek artan "özelliklede tarım ve hayvancılığın" üretim olarak azalmasına bağlı olan zamlar... Bir de bu zamlarla ilgili gelen açıklamalar yok mu?
Örneğin; et ve et ürünlerine Ramazan öncesi gelen zamlar için yapılan açıklama akla zarar; "Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun, zammı neden yaptıklarını açıkladı:
"Çok uzun kuyruklar oluşuyordu. Bu nedenle biz fiyatı arttırdık."
Haberleri okurken bu şaka olsa gerek dediğim an...
Diğer yandan biz kendi ülkemizin insanının ihtiyacını karşılamaya çalışırken;"Katar'a 2.5 milyon koyun ihracatı" hakkındaki iddialara da biri açıklama yapsın lütfen. Hani oldukça uygun fiyattan verilmiş diyorlar... Doğruluk payı nedir bilmek istiyor insan. Şayet doğru ise; ihracat iyi güzel ama önce vatandaşımıza, geçim ve alım sıkıntısı yaşatmayacak fiyattan et yedirebilmemiz gerekmez mi?
-Tarım konusunda ise ekime gidilmesi için akıl verenler. Çiftçi de biliyor bunu efenim de; uçuk fiyatlarda gübre parası, mazot parasıyla baş etmek kolay mı? Devlet çiftçisine sahip çıkmak için neler yapıyor? Ya da yapacak mı?
Uzun lafın kısası efenim; ben gündemlerden ilk önüme düşenleri derledim. Maalesef ki daha fazlası var ama aklı uyuşuyor insanın. Demem o ki; yönetimsel bir sıkıntı yok diyebilir miyiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Özlem Doğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.