Neden ihracat!..

Ekonomide yeni yıl hedefleri açıklanmıştı…

Türkiye, 2024'te enflasyonu düşürmeyi hedeflerken bir taraftan da ekonomik büyümede hızını azaltmak istemiyor. 

Böyle bir denge tutturabilmek için öncelikle imalat sanayiinde maliyetlerde olumsuz durumlara yer bırakmaması gerekiyor. 

Mevcut ekonomik şartlarda başta enerji olmak üzere emtia fiyatlarında ciddi bir yükseliş beklenmiyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi, içeride makro ekonomik dengeler açısından son derece önemli. Ama bu, tek başına yetmez.

Enflasyonda hissedilir bir düşüş ile yüzde 4'lük büyümenin birlikte gerçekleşmesi için güçlü bir ihracat performansına ihtiyacımız olacak. 

Enflasyonu kontrol altına alabilmek için iç tüketimin büyüme üzerindeki ağırlığını azaltmak gerekiyor. 

İhracatımız 2023'te yıllık bazda yüzde 0,6 arttı. Küresel mal ticaretinin büyüme hızı da yüzde 1 civarında…

Gelecek yıl için küresel ticarete yönelik beklentiler daha iyimser. Dünya Ticaret Örgütü, 2024'te küresel mal ticaretinin yüzde 3.3 oranında büyüyeceğini öngörüyor. Bizim de 2024 ihracat beklentimiz 267 milyar dolar. 2023 ü yaklaşık 256 milyar ile kapatmıştık…

Bu rakamı tutturabilmemiz için 2024'te ihracat performansımızı dünya ortalamasının üzerine çıkartmamız gerekecek. 

2024'ün ikinci yarısında dünya genelinde finansal koşulların bir nebze olsun gevşeyeceği de tahmin edildiğinde gerçekleşmeyecek bir hedef değil... 

Muhtemel bir küresel ekonomik canlılık ihracatımıza olumlu yansır.

Avrupa Birliği bu bağlamda önemli bir pazar…

Çünkü Avrupa’da bir taraftan salgın, yeşil dönüşüm, enerji krizi, tedarik zinciri güvenliği, yaşlanan toplum ve teknoloji savaşları gibi kritik meselelere karşı Avrupa ekonomisini güçlendirmek için milyarlarca euroluk yatırımlar lazım. 

Diğer taraftan ise birçok AB ülkesi büyük çaplı ve dönüştürücü nitelikteki yatırımları finanse edebilmek için salgın öncesindeki gibi mali kuralları aşırı sıkı tutmayacak ama salgın sonrasındaki kadar da gevşemesine müsaade etmeyecek.

Bu yaklaşım, uzun vadede rekabet gücünü ve büyümeyi destekleyebilmek adına kısa vadede büyümeden biraz feragat etmek anlamına geliyor. 

Bu gelişmeler sonrasında, bazı ekonomistler Euro Bölgesi için 2024 yılı büyüme tahminlerini yüzde 1.2'den yüzde 0.5'e çekti. 

Bu nedenle ihracat açısından Avrupa piyasasına yönelik beklentilerde temkinli olmak gerekecek. 

Dolayısıyla, bu yıl ihracatın büyümeye katkısını arttırmayı hedefliyorsak, Avrupa dışındaki pazarlarda daha aktif olmalıyız.

Tabi asgari ücret artışı ile birlikte genelde uygulanacak oranların da ihracat pazarlarındaki rekabet gücüne sekte vuracağından endişe ediliyor. 

Bu durumda özetle iki durum ortaya çıkıyor:

1) Refah seviyesinin artışının tabana yayılabilmesi için enflasyonu düşürmenin ne derece hayati öneme sahip olduğu... 

2) Yüksek gelirli ülkeler ligine yükselebilmek için ihracattaki rekabet gücümüzü ucuz işgücüne dayalı olmaktan çıkarıp verimlilik artışına dayandırmamız gerektiği...

İyi haftalar… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kaba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.