Ah !! O Eski Kış Günleri…

Eski ruhları kalmamış mı ne kar tanelerinin.
Ben pala pala yağan kar diyeyim, siz lapa lapa yağan kar deyin.

Özledik kar yağışını. Kar bereket getirir, bolluk getirir

Dikkat ediyorum da pek çoğumuz hava durumuna bakıyoruz “Acaba ne zaman kar yağacak?” diye

“Ah O eski Kış Geceleri”
Eski yaşanmışlıklar özlemle hatıralarımızda

Kış geldiğinde ayaklarım üşüdüğünde ilk aklıma rahmetli anneannemin yün çorap örmesi gelir.
”Bu akşam bize geee ayağına yün çorap ölçüsü alacam” derdi.

Dayanırdım anneannemin kapısına ayağıma bir an önce yün çorapları giymek için. Ölçüyü alır. Ama bakıyoruz ki ayağıma olmuyor. Kimbilir ne kadar emek verirdi söküp yeniden örmek için. Tekrar kontrol etmek için gideceğimde öğrenirdim ki anne annem komşuda ev gezmesinde. O ev gezmesindeyken bana ördüğü çorabın ölçüsünü vermek benim için daha anlamlı olurdu. Komşuda meşe odunu yanan sobanın üzerinde çaydanlık, mutfakta patlatılan mısır ve bir birinden keyifli sohbet.

Yemekler sobaların üzerinde pişerdi. Güğümlerle sular kaynar, patatesler pişirilir, kestane kavrulurdu. 

Cam kenarında oturup kar izlemek ve o sohbetleri dinlemek.. Aman Allahım.

Şimdi mümkün mü acaba?... Telefonu elimizden bırakıp bunu yapmak imkansız.

Hangi anneanneler torununa pırlakta eğirme ile yün çorap ördü acaba?

Evet evet plağı değiştirelim,

“Ah O eski kış Günleri” diyelim

Eskiden efsaneydi kızak ile karda kaymak.Anneannem ayağıma yün çorap ördü ya kalorifer gibi adeta.

Okulların yarıyıl tatilinde kar yağdığı günlerde yaptığımız burnu havuçlu ağız göz ve kulaklarını kömürden yaptığımız kardan adam büyük bir eğlencemiz olurdu.

Üstümüz başımız, ayakkabımız, çorabımız ıslanınca eve gelir, sobanın etrafında kurutup tekrar giyer ve yeniden sokağa koşardık…Soğuk neşemizi hiç bozmaz akşama kadar kartopu oynardık.

Yine ahırlardaki hayvanların dökülen gübrelerin, yani temeklerin üzerine at kuyruklarından alınan kıllarla tuzaklar hazırlar; üzerine bir avuç buğday serperek kuşların gelmesini bekler, kuşlar tuzakların üzerine konunca hemen koşar yakalardık. Az mı güvercin, sığırcık yakalamadık?

Evlerde ise misafirler ağırlanır pekmez ile karıştırılmış kar helvası ikram edilirdi.

Hayal ediyorum, hala pekmezli kar helvası kültürü devam ediyor mu acaba?

Kar yağdığı zaman yollar kapanırdı. Günlerce açılmaz, ulaşım sağlanmazdı. Bugünkü gibi telefonlar yoktu. Ulaşım işi Allah’a emanetti. YSE’nin greyderi Taraklı-Geyve yolunuı zar-zor açardı 

Evet, bugün geldiğimiz noktada tıpkı insanlar gibi mevsimler de bozuldu, değişti ne yazık ki! Nerede o eski kışlar, karlar, yağmurlar?

Her geçen yıl giden yılı aratır hale geldi.

Bizim kuşaktan sonra o kış günlerini bizden sonraki nesiller sanırım yaşamadı.
Yine de o günler çocukluğumuzda yaşadığım güzel günlerdi ve bugünkü yeni nesillerin, çocuklarımızın da yaşamasını ve tatmasını isterdim. 

Haftaya tekrar görüşmek dileğiyle hoşçakalın, sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İzzettin Kömürcü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.