Seçim sonrası Türkiye!..

Bu yıl yapılacak olan yerel seçimler sonrası Cumhuriyetin 101. yılında bir daha 4 sene seçim olmayacak bir dönem olacak…

İcraat açışından önemli bir eşik.

2022’de 905 milyar doları aşan ve 2023’de 1 trilyon doları geçen milli gelirin 2024-2028 döneminde yükseliş trendini sürdürme ihtimali yüksek…

2023 6 Şubat deprem felaketinin yol açtığı can kaybı, yıkım ve psikolojik etkiler uzun yıllar Türkiye’nin hafızasından silinmeyecektir. 

Sosyal ve toplumsal olarak da desteklenen deprem bölgesi Türkiye ekonomisinde önemli bir yer ediniyor. Milli gelirin yüzde 10’a yakınını ve ihracatın yüzde 8’ini gerçekleştiren şehirlerimiz felaketten etkilendiler. 

Geçen sene deprem olmasaydı 100 milyar doları aşan milli geliriyle 11 şehrin 22 milyar dolar ihracat yapması ve 3 milyona yakın istihdamın olduğu bölgede 110 bine yakın yeni istihdam yaratması bekleniyordu. 

2022 yılında toplamda yaklaşık 20.6 milyar dolarlık ihracat yapılmıştı. Ama deprem senesi yüzde 11,3 azalarak yaklaşık 18.2 milyar dolara geriledi. 

Seçim sonrası (2024-2028)

Türkiye son yıllarda deprem öncesinde de salgın ve küresel enflasyon gibi birçok krizle karşı karşıya kaldı. Bu süreçte istihdam, ihracat ve üretim merkezli bir politikayı tercih eden Türkiye genişletici para ve maliye politikalarını tercih etti. 


Kapanmaların ortaya çıkardığı işsizlik tehlikesini bertaraf etmek için hükümetin başvurduğu yöntem 2021’in sonunda Türkiye Ekonomi Modeli ile daha görünür hale geldi. 

Türkiye’nin şu anda uyguladığı sıkı para politikası ile birlikte IMF’nin tahminlerine göre 2028’de 1,5 trilyon dolarlık milli gelir ve 17 bin dolara yakın kişi başı gelir ile Türkiye üretim ve büyüme potansiyeliyle öne çıkıyor. 

2024-2028 döneminde beklenen ekonomik performansın yapısal reformlarla kuvvetlendirilmesi ise istihdam, üretim ve ihracat merkezli Türkiye Ekonomi Modeli’nin daha işlevsel hale gelmesine yardımcı olacaktır.

Depremin yol açtığı yıkım ve ekonomik maliyet yeniden inşanın tamamlanması ve yenilenen altyapı ile azalacaktır. 

Türkiye siyasi istikrarıyla ekonomik gücüyle, iletişim gücüyle barış elçisi konumuna sahip bir ülke… 

Filistin meselesini çözecek ülke de biziz ve uygulanan strateji sabırla ve akılcı yollarla Filistin’de başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırlarını kapsayan bir Filistin Devleti konusunda her kesimle konuşmak.


Özellikle global iş dünyasında; başta, ABD ve Avrupa şirketleri olmak üzere, Türkiye'nin kaliteli sanayi üretimi, hizmetler sektöründeki kabiliyetlerimiz, lojistik sektöründeki başarılarımız, sağlık sektöründeki ilerlememiz; Türkiye'de üretim ve Türkiye'den tedarik yapma konusunda talebin sebebi olarak karşımıza çıkıyor…


İslam dünyasında da bu tür istekler çok güçlü. ABD ve Avrupa'da ülkeler bazında büyük ihtilaflar olsa da iş dünyası buna takılmıyor. Şirketler ilgileniyor…

Rakamlar da bunu gösteriyor. 2002 yılına kadar ülkemize gelen yabancı yatırım toplam 15 milyar dolar ve 5 bin firma. 2002'den sonra 259 milyar dolar. Bu bizim refahımızın artmasına katkıda bulundu. Ama devamı olmalı…


Milli gelirimiz 250 milyar dolardan 1 trilyon 75 milyar dolara çıktı. Organize sanayi bölgesi sayısı 350'nin üzerinde ve buralarda çalışan sayısı 2,5 milyonun üzerinde. Çok daha fazla OSB kurma arzusu var.


Özellikle körfez ülkeleri Türkiye ile iş yapmayı istiyorlar. Azerbeycan , Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan ve Türkmenistan da çok istekli ülkeler…

Fransız iş dünyası Türkiye'de çok entegre.
Afrika zaten Türkiye'yi rol model görüyor. Afrika'nın şu dönem şansızlığı; Rusya Ukrayna Savaşı Afrika Coğrafyasında döviz sıkıntısı meydana getirdi. İmkanı olsa daha fazla iş yapacaklar. 

THY Afrika'yı dünyaya açıyor.

AB ile bizim Gümrük Birliği 1995'te tamamlanmıştı. 1 Ocak 1996'dan bu yana 27 yıl geçti. Bugün Türkiye ile AB arasındaki karşılıklı ticaret 200 milyar dolar. AB en büyük ortağımız. AB'nin de Türkiye 6. büyük ortağı. AB' de Türkiye iş yapmak istiyor.

AB tam 75 ülke ile serbest ticaret anlaşmaları yaptı. Biz de farklı ülkelerle 27 tane serbest ticaret anlaşması yaptık. Ticarette sıkıntı yok ama AB ile başka sıkıntılar var. 

İhracatı ve ithalatı yapan iş insanlarının gidiş gelişleri engelleniyor. İş insanları vize sıkıntısı yaşıyor. 2 ay bekletiliyor. Vize sıkıntısının bir önemli nedeni de Suriye iç savaşından sonra Afganistan, Pakistan, Suriye'den bir takım göç hareketleri oldu. 


Avrupa'da bu göçlere karşı yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığı başladı.


AB ile bir çok konuda fikir birliğindeyiz. Ama Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalara göre iş konsey toplantılarında bazı konular engelleniyor. Almanya'nın olumlu çabasıyla Türkiye ile ilişkilerde AB komisyonuna görev verilmiş olmasına ve AB yatırım bankasının Türkiye'ye kredi musluklarını açması önerisi olmasına rağmen son AB komisyonunda öneri bir anda ertelendi. Bunun arkasında İsrail gözüküyor…


Bekleyip göreceğiz…


İyi haftalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kaba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.