Hayat’a dair mektuplar I

(Ya incitirsem)

Sana senin haberin yokken bir söz vermiştim;

“On sekiz yaşına kadar yaş günlerini bir yazı ile kutlayacağım” diye, sözümü tutum.

Bu sözü verirken, on sekiz yıl o kadar uzaktı ki, sonrasını hiç düşünmemiştim!

Yazdım, yazdım, yazdım ve bir gün baktım ki on sekizinci doğum günü yazısını yazıyorum!

Sonrasında ne yapağımı da bugüne kadar da bilmiyordum, şimdi bundan sonraki doğum günlerini “Hayat’a dair mektuplar” yazarak kutlamaya karar verdim! Sait Faik Abasıyanık’ın dediği gibi “yazmasam çıldıracaktım”.

Hayat’a dair yazacağım bu ilk mektuba nasıl başlayayım diye düşünürken, ilk karşılaşmamız geldi aklıma, gözler kapalı, ağız sonuna açık, pembe bir tulum içinde minicik bir insan evladı!

Sahiplenme hissinden uzak, seni ilk kucağıma aldığımda yüreğime düşen “ya incitirsem” korkusunu hiç eksiltmeden bugüne kadar taşıdım, sanırım son nefesime kadar da taşıyacağım!

Hayat’a dair mektuplar I

Kızım, ben sana miras olarak senin hayatını garanti edecek bir şey bırakamayacağım,

Ama insanlara sevgiyi ve saygıyı, çalışmayı, ailenin önemini, Yurt sevgisini, Bayrak ve Atatürk hassasiyetini, ilerici ve demokrat olmayı yaşayarak öğretmeye çalışacağım,

Öğrenmeyi, okumayı, araştırmayı, merak etmeyi göstererek öğretmeye çalışacağım,

Unutma bu dünyada bir çocuk ağlıyorsa adalet yok demektir ve bir çocuk aç ise insanlık yok demektir,

Ağlayan bir çocuk gördüğünde onun yüzünü güldür, aç bir çocuk görürsen de karnını doyur,

Ben sana bunu söylerken dünyayı adalet ve sevgi ile donatma sorumluluğunu vermiyorum ama kendi adaletini ve insanlığını böyle canlı tutabilirsin diyorum ve bunu da sana vasiyet olarak bırakıyorum.

Planlı ve düzenli olmayı, bir şey aklına geldiğinde yapmayı, ertelememeyi, sevdiklerini ve seni sevenleri ihmal etmemeyi de miras olarak bırakıyorum.

Aslında öğretilen unutulur, ben sana bunları öğretmeyeceğim, ben böyle yaşamaya çalışacağım ve örnek almanı bekleyeceğim.

Kızım, sen hiçbir zaman benim hayallerimi gerçekleştireceğim bir projem olmadın,

Aksine ben senin projelerinin hayata geçmesi için destek olmaya çalıştım ve ömrümün sonuna kadar da bunun için çalışacağım!

Bugüne kadar karşılıklı duygularımızı ifade etmekte zorlandığımız, bu yüzden de kırıldığımız, çatıştığımız zamanlarımız oldu,

Susmak zorunda kaldığımız, gereksiz cümleler kurduğumuz zamanlarımız da oldu,

Bazen sevgi, bazen korku, bazen saygı hep bir şey kaldı yüreğimizde, bitmedi ve devamında kaldığımız yerden o kalanı büyütebilecek gücümüz ve cesaretimiz de oldu şükür.

Her sıkıştığında, her zorlandığında, her ihtiyacın olduğunda pelerinim olmasa da sana gelecek bir yol bulmaya çalıştım, buldum, çünkü sen buna inanıyordun,

Çok korktuğum zamanlarda bile cesur kaldım çünkü sen babanın korkusuz olduğuna inanıyordun,

Ben babamdan, babaların korkusuz olduğunu öğrendim, korksa da korkusunu göstermediğini anladım ama ben bu kadar güçlü değilim sanıyorum bu yazımda sana en büyük korkumu itiraf ediyorum:

Seni “Ya incitirsem”.

Büyüdükçe bu korku biraz genişliyor “ya incitirlerse” korkusuna dönüşüyor,

Maalesef çoğu zaman yaşam öğretirken incitiyor herkesi ve hep incitecek ama sığınacak, bunu konuşacak bir baban hep olacak bunu biliyorsun.

Ne kadar büyürsen büyü, kaç yaşına gelirsen gel, ne kadar büyük başarılar kazanırsan kazan, sen hep benim üzerine titrediğim “ya incitirsem” diye korktuğum ilk göz ağrım olarak kalacaksın.

Bu yüzden bana bir söz vermeni istiyorum.

Şartlardan bağımsız hep mutlu olmanın bir yolunu bulacaksın,

Bul ki bu adam da huzur bulsun,

“Çünkü hayat birinin tüm kalbiyle yanında olduğunu bildiğinde güzelleşiyor”. (Can Yücel)

Bil ki yaşam ikimiz için de güzelleşsin.

On dokuzuncu yaşın kutlu olsun Hayat’ım.

Yirmi sekiz Şubat’ta yazıldı ve iki Mart’ta hep birlikte okunacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar A.İlhan Düzgün - Mesaj Gönder

# çocuk

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.