Apartman yönetimine katılmayan, ülke yönetimine katılır mı?

Apartman ya da sitede oturup da huzur içinde olan var mı? Kime sorsanız dertlidir. Temizlikten, çevre düzenlemesinden, toplanan paralardan şikâyetçidir. Yönetime sorsanız komşularının ilgilenmediğini, aidatları, masrafları zamanında ödemediklerinden şikâyetçidir.

***

Efsane vali, rahmetli Recep YAZICIOĞLU bir sohbetinde: İlber ORTAYLI Hoca’dan alıntılayarak, “Apartman yönetimine katılmayan millet, ülke, il, ilçe, mahalle, köy yönetimine nasıl katılacak?” demişti. Gerçekten doğru. Apartman, site yönetimleri ülkenin küçük bir kesiti olduğuna göre apartman, sitelerde insanların toplu yönetim davranışları ülkedeki katılımcı demokrasinin yansıması diyebiliriz. Demokrasi sadece sandığa gidip oy kullanmaktan ibaret bir yönetim şekli değil. Demokrasi seçme, seçilme, katılma, hesap verme, hesap verme süreçlerin içerir.

***

Apartman, site örneğimize konuyu ifade etmeye çalışırsak; Apartman ve siteler halen yürürlükte olan kat mülkiyeti kanununa göre yürütülmektedir. İçeriğinde bakarsanız aslında kanun oldukça güzel, kapsamlı, katılımcı demokrasi esaslarına göre hazırlanmış olduğunu görürsünüz. Kanun güzel ama katılım olmayınca işler istenildiği gibi olmuyor.

***

Kanuna göre ocak ayında kat malikleri kurulu (genel kurul) yapılması gerekiyor. Birkaç gönüllü, duyarlı, fedakâr komşu bir araya gelir genel kurula çağrı duyurusu çıkarır. Komşuları üçü-beşi kuşkuyla bakar. Arkadan dedikodu ederler, “Malı götürecekler” demeye getirirler.

***

Genel kurul, adeta ricalarla toplanır, çoğunluk vekâlet yazılarıyla zorla sağlanır.

***

Gündem okunur. Önceki dönem harcamaları, borçları, alacakları okunur; onaya sunulur. Katılımcılar içeriğiyle ilgilenmeden ellerini kaldırır. Harcamalar kabul edilir. Ola ki komşulardan birisi harcamalarla ilgili hesap sormaya, görüşünü ifade etmeye çalışsa, herkes kafasını çevirip, uzaydan gelmiş gibi bakarlar. Harcamalarla ilgili denetçi raporu okunması gerektiği halde çoğunlukla okunmaz; okunsa bile kimse dikkate alınmaz.

***

Yapılacak işlerle ilgili karar alınması, karar defterine yazılması gerekir. Kurulu yöneten başkan katılımcıların onayına sunar; “Lehinde, aleyhinde görüşü olan var mı?” Diye sorar. Kimseden ses çıkmaz. Bir kişiye sorduğunuzda da: “Çoğunluk ne derse biz de ordayız” diye ne anlama geldiği belli olmayan cevap alınır.

***

Yönetimin seçimi bazen hareketli geçer. Birden fazla kişi veya grup varsa kıran kırana rekabet yaşanabilir. Aday olmadığında katılımcılar arasından zorla insanların, tavsiyesi ile yönetim listesi oluşturulur. Komşular salondan gittiği için kalan üç-beş kişinin oyuyla yeni yönetim kurulu, denetçi seçilir.

***

Salonda sesini çıkarmayan komşulardan bazıları çıkar çıkmaz, önceki yönetimin para yediğine dair dedikoduya başlar. Dedikodu yıl boyu devam eder.

***

Son yıllarda profesyonel site yönetim şirketleri gelişmeye başladı. Kendi kendini yönetemeyen apartman ve site ahalisi için çok da iyi bir çözüm. Ama maliyetli bir çözüm. Özellikle Akdeniz, Ege, İstanbul’da şirketlerin aylık ödentilerinin diğer şehirlerde ev kirası bedeline ulaştığını hatta geçtiğini duyuyoruz. Kendini yönetemeyen, kaynak üretemeyen ülkeleri dış finans çevrelerinim ağır faizlerle finansman sağlayıp yönetmesi gibi…

***

Bir de hiçbir şekilde toplantılara katılmayan, varlığı, yokluğu belliği olmayan grup da yapılan her çalışmayı eleştirir. Genel kurulda alınan kararların kanun gereği herkesi bağlamış olmasına rağmen, “ben katılmadım, kararlara uymam” diyenler de vardır.

***

Rahmetli YAZICIOĞLU’nun, ORTAYLI Hoca’nın ifade ettiği gibi gerçekten apartman, site yönetimine katılmayan kitle nasıl olur da ülke yönetimine katılır…

***

Yerel seçime günler kaldı. Ülkemizde seçime katılım oranı oldukça yüksek oluyor. Ama yönetime katılım aynı oranda olduğunu söylememiz oldukça zor.

***

Demokrasi şenliği havasında sandığımıza gidip oyumuzu kullanalım. Futbol takımı taraftarı gibi değil adayların önümüzde vadettikleri projeleri önceleyerek tercihimizi yapalım. Beş farklı oy kullanacağımıza göre tercih seçeneğimiz fazla olacak.

***

Demokrasi demek sadece sandıkta oy kullanmak demek olmadığını biliyoruz. Seçimden sonra oy vermemiş olsak da milletin iradesine saygı göstermemiz gerekir. Daha da önemlisi dönem boyunca izleyip, faaliyetleri sorgulamalı; güzel yapılanları takdir, yanlışları eleştirmeliyiz. Katılımcı demokrasi bunu gerektirir…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyfi Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.