Seçim döneminden aklımda kalanlar

Sabah erken kalktık, oyumuzu kullandık. Oy kullanmak her seferinde heyecan verici. Demokratik bir ülkede yaşamak, halkın kendini yöneteceği yöneticileri seçmesi, insanın insan yerine konulması, “egemenliğin kayıtsız şartsız milletin” olması önemli, değerli…

Okulun girişi şenlik, karnaval havasında. Seyyar satıcılar tezgâhlarını açmış. Parti temsilcileri, muhtar, aza adayları şık giyimli, güler yüzleriyle seçmenleri karşılıyorlar. Ülkemiz, ilimiz adına gurur verici tablo… Üst kademelerde, bazı tv kanallarında halkı geren açıklamalar olmasına rağmen halk gayet sakin, anlayışlı, olgun, hoşgörülü. Özellikle Sakarya’da dikkat çekici bir olgunluk, sakinlik, nezaketle kampanya dönemi atlatıldı.

Oyumuzu kullandık. Okulun çıkışında değerli dostum, İl Özel İdaresi’nden başlayan yöneticilik kariyeri ile Adapazarı Belediyesi Başkan Yardımcısı Sakarya’nın tecrübeli bürokratlarından Hilmi Kızılcık ile selamlaştık, ayaküstü sohbet edip, hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Devlet memurluğundan emekli olup siyasete adım attı. Başarılar diliyorum.

Seçim kampanya dönemini merkez ilçeler olmak üzere izlemeye çalıştım. Öncelikle ifade etmek isterim ki, Sakarya’da propaganda dönemi büyük olgunluk, karşılıklı saygı, centilmenlikle geçti. Hiçbir tatsızlık görmedim, duymadık. Adayların birbirine saygısız, kaba, kırıcı hiçbir demecini, sözünü duymadık. Bu bakımdan Sakarya Türkiye’ye örnek olan illerden birisi diyebilirim.

Propaganda döneminde sizlerin de dikkatini çekmiştir. Büyük miting, toplantı, araçlarla yüksek gürültülü faaliyetler yapılmadı; çevreyi kirleten gereksiz bayrak, flamalar asılmadı. Bu tür faaliyetler yerine stantlar açıldı, görünür binalara adayların büyük afişleri asıldı. İşyerleri, lokantalar, restoranlar, lokaller, kahvehaneler, avm’ler gezilerek adaylar seçmenleriyle birebir iletişim kurarak kendilerini tanıtmaya çalıştılar. Kurumsal olarak her parti zamanını, imkânlarını maksimum düzeyde değerlendirerek halka ulaşmaya, kendilerini anlatmaya çalıştılar.

Bu seçim döneminde sosyal medya mecraları çok ve etkin olarak kullanıldı. Slaytlar, mesajlar, sosyal medya afişleri yoğunlukla kullanıldı. Bence etkili oldu. Sonraki seçimlerde meydan mitingleri, faaliyetleri yerine propaganda alanının sosyal medyaya daha çok evrileceğini söyleyebiliriz.

Yerel seçim olmasına rağmen propaganda döneminde üç başlık öne çıktı. İstanbul seçimleri, emeklilerin maaşlarının azlığı, fiyatların yüksek olması. Adayların projeleri, vaatleri, hazırladıkları animasyonlar pek ilgi görmedi. Görünen o ki İstanbul seçimlerinde çıkacak sonuç yakın gelecekte Türkiye’de siyasetin akışını belirleyecek. Emeklilerin maaşları piyasanın çok altında kaldı. O sebeple emekliye kulak verdiğinizde “bir dokun bir ah işit” durumunda. Bakalım on altı milyon emeklinin sitemi sandığa nasıl yansıyacak? Hayat pahalandı. Özellikle temel gıda maddelerinde fiyat artışı çok yüksek. Rahmetli Demirel’in, “Tencere seçiminin sonucunu belirler” tezi ne ölçüde sandığa yansıyacak…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Seyfi Yücel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.