Meral Hanım!..

Siyaset yazmıyorum bu köşede genelde…

Ama tabii ki siyaseti takip etmiyor da değilim…

Kaliteli bir siyaset sahnesi,
daha güçlü bir ekonomi, iş dünyası ve Türkiye için güzel bir altyapıdır her zaman…

Siyaset sahnesine Meral Akşener’in gelişini hatırlarım. Farklı oluşumlarda siyaset yapmak istemesinden bulunduğu partilerde saflar oluşturma gayretlerine ve ısrarla Başbakan olma istemesine kadar bazı fikirlerim var…

Bir keresinde görev yaptığım bir şirketler grubunda aynı toplantı masasında bulunmuşluğum da var…

Kendisi ile ilgili en derin kırılma dönemini, 15 Temmuz'a giden süreçte siyaset sahnesine bir "proje" olarak çıkmış olmasını düşünmemdir.

Çünkü; iktidar olmayı hedeflemeyen aksiyonlar veya Başbakan olacağım gibi vizyonsuz hedeflerin ne anlama geldiğini anlamamak zor değil…

Hanımefendinin misyonu vardı, tamamladı gitti.

Muhafazakâr-milliyetçi bloku belli ölçüde böldü, "milliyetçileri" CHP'ye monte etti gitti…

Recep Tayyip Erdoğan'ı siyaset sahnesinden silmek için uğraşan batı merkezli iç ve dış güç odakları; kirli operasyonlar, kalkışmalar, terör saldırıları ve yargı darbeleri dâhil her şey yapmıştı. Milli bekaa uğruna iş yaptığı MHP’ye de zarar verme görevi de Meral Akşener’indi.

Küreselci güç merkezlerinin FETÖ eli ile devreye soktuğu 15 Temmuz kanlı saldırıları da işim cabası…

Daha o günlerde "Ben başbakan olacağım" demedi mi ?

Esas amacı CHP’yi güçlendirmekti. Sağ merkezli bir çok ismi de 6’lu masa altında meclise sokan da o değil mi ? 

Merkez sağı CHP’de toplama amacı muhafazakâr milliyetçi bloktan bir parçanın CHP'ye eklemlenmesi ile mümkündü. O adımlar da atıldı.

Daha çok yakın denebilecek bir geçmişte başörtüsüne tahammül edemeyen, 27 Nisan'da e-muhtıraya destek veren, hatta 15 Temmuz'da bile sessiz kalan CHP'liler, bunu kabule zorlanıyordu. CHP içindeki Kemalistler tasfiye edilirken bile kimsenin gıkı çıkmadı.

Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu gibi sağ cenahta yüzde birlik oyuyla “bilge adamlık yakıştırması” yapılarak aynı masa altında ittifaklar yapılmadı mı? Eski AK Partililer de "büyük konsensüs" adına CHP'ye eklenmedi mi?…

Sağa daha yakın bir isim olan Ekrem İmamoğlu ve Mahsur Yavaş dayatmaları ile gündeme oturmadı mı ? 

ABD Başkanı Biden'ın 2019'da söylemeye başladığı; Türkiye için "Muhalefetten daha fazla verim almalı ve onları güçlendirmeliyiz” sözlerini sanırım şimdi daha iyi anlıyoruz, öyle değil mi ? 

Özetle; Darbeyle değil ama seçim süreciyle 2023 yılınınım en önemli seçimine hazır hale gelinmişti... 

Gidenler "görevlerini" yapıp gitti, yeni gelenlerin ne yapacağı bizleri çok şaşırtmaz ama bu sadece bir partide olan değişim, daha yeni kurulacak olanlar var. 

2028’e giden yolda çok daha fazla aksiyonlar görülecek . 

Hayırlısı olsun!…


İyi haftalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kaba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sakarya Yenigün Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sakarya Yenigün Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sakarya Yenigün Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sakarya Yenigün Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.